Home / News / HİZB-UT TAHRİR / VİLAYET / “Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur.” [Ali İmran 160]

“Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur.” [Ali İmran 160]

İrade ve kararlılık olunca, Kuzey Suriye’nin Halep şehrinde mücahitler, birkaç gün içinde zulüm ve tağut güçlerine karşı zaferler elde ettiler. Hem de küfrün başı Amerika öncülüğündeki uluslararası koalisyonun tiran Şam rejimi ve Rusya Federasyonu’nun yanında yer aldığı halde. Koalisyon güçleri, mücahitlerin mevkilerini ve iradelerini kırmak için çılgınca sivilleri bombaladılar. Ancak uluslararası baskı aracı, Suriye halkının sebatı ve Allah yolunda kurban olma arzusu karşısında çaresiz kaldı. Son birkaç gün içinde olanlar, Allah’ın izniyle zafer elde edebileceğimizin su götürmez kanıtıdır. Yeter ki hakkıyla Allah’a tevekkül edelim, sponsorların tahakkümünden ve efendilerin çıkarlarından uzak sağlam irade ve kararlılık gösterelim.

Kuzeydeki bazı grupların anlaşmasından ötürü önemli mevkilerin ele geçirilmesi ve Halep kuşatmasının yarılması bizleri her zamankinden daha fazla çalışmaya sevk etmektedir. Samimi tüm grupları Allah’ı razı eden Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti projesi üzerinde birleştirmek için çalışmalıyız. Karanlık şahıslar ve ajanlarla ilişkileri olan grupların bu ilişkilerini kesmek için gayret sarf etmeliyiz. Zira ajan ülkeler, o grupların kararlarına etki ediyor ve mücrim rejimi korumak için onlara aşılamaz kırmızı çizgiler belirliyorlar! Sonra da organizeli bir şekilde mücrim rejimi hedef almak için çalışmalıyız ki en hızlı ve en kısa yoldan rejimi devirelim. Daha sonra da Şam ve sahildeki yılanın başını keselim, kuzeyde olduğu gibi güneyde de ona sert bir darbe vuralım. Organizeli hareket bu farklı grupları bozuk kapitalist rejim ağacını kökünden söken ve yerine yüce İslam ağacını diken coşkun sele dönüşecektir. İslam ağacı, Allah’ın izniyle her sene meyvesini verecektir.

Ey Şam diyarındaki mücahitler! Şüphesiz totaliter ve kâfir güçler, sebat ve kararlılığınız karşısında umutsuzluğa düştüler. Haydi, içinizdeki hayırlı ümmet vasfını gösterin. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَنْتُمُ الْأَعْلَوْنَ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ“Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” [Ali İmran 139] İşte bakın zalim Şam rejimine cehennem kapılarını açtınız, sakın bir daha kapatmayın. Sabredin, çünkü zafer, bir saatlik sabırdır. Ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu sözleriyle Müslümanları nitelediği gibi olun:

المؤمن للمؤمن كالبنيان يشد بعضه بعضا“Mümin mümine karşı, parçaları birbirini bağlayıp tahkim eden bina gibidir.”[Buhari] Tüm cephelerde Şam zalimine karşı açık savaş ilan edin. Allah’a yemin olsun ki yeryüzü ve göklerin hâkiminin desteklediği hakkın gücünün kararlılığı karşısında Şam rejimi ve efendileri çaresiz kalacaktır. Zorbaların ayakları altındaki cehennem ateşini körükleyin ki kutlu Şam devrimi Allah düşmanlarına şeytanın vesveselerini unutturacak bir ders olsun. Siz sahabe torunlarısınız, Sad ve Ubade torunlarısınız. İnanın siz nurdan mürekkeple yeniden tarih yazacaksınız.

Ey İslam’ın Payitahtı Biladu’ş Şam Müslümanları! Batının kuduz köpekler gibi üzerinize nasıl üşüştüğünü gözlerinizle gördünüz. Batı, İslam devrimini müzakereler tüneline sokarak yok etmek istiyor. Bu yüzden Şam devrimi için siyasi çözümde ısrar ediyor. Bilin ki siyasi çözüm, rejimin dinamiklerini, zulüm ve baskıcı ordu ve istihbarat teşkilatı, Şam zalimini koruyacaktır. Kirli pazarlıklar masasında evlatlarınızın tertemiz kanları üzerinden pazarlık yapılmasına izin vermeyin. Hangi bahane ve gerekçeyle olursa olsun çocuk katili ve ırz düşmanıyla tokalaşmak isteyen her eli kesin. Allah’ın vaadi gelinceye ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesi gerçekleşinceye kadar pazarlık yapmayacağımızı, teslim olmayacağımızı ve yardakçılık etmeyeceğimizi açıkça ilan edin. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bize ceberut saltanatın yıkılacağını, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletinin kurulacağını ve Allah’ın hükmünün uygulanacağını muştuladı. Sorunlarımız, Cenabı Hakka tevekkülden sonra ancak kendimize dayanarak çözülecektir. Sorunlarımızın çözümünde Allah düşmanlarına dayanmak, intihardır. Akıbeti ise zül ve hüsrandır. Allah içindir diye başlayan devrime öylece devam edin. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’den başka bir lidere, Allah’ın Şeriatından başka bir yaşam tarzına sakın razı olmayın. Birlik olsalar da kâfir güçler, Ümmeti Muhammedi cehaletin karanlığına geri döndüremeyecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَنُرِيدُ أَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ“Biz ise, yeryüzünde mustazaflara lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istiyorduk.” [Kasas 5]

Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti

Ayrıca...

Suriye ve Halep Savaşı, Basiret Sahipleri İçin Bir İbret, Muhlisler ve Özgürler İçin de Bir Çağrıdır

Allah’a hamd mahsustur. Salat ve selam Allah’ın Rasûlü’nün, onun ailesine, ashabına ve onu dost edinenler …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir