Home / News / HABER / DAVA / DÜN VAN, BUGÜN İSTANBUL… HİZB-UT TAHRİRLİ MEHMET SAYIN İSTANBUL’DA TUTUKLANDI

DÜN VAN, BUGÜN İSTANBUL… HİZB-UT TAHRİRLİ MEHMET SAYIN İSTANBUL’DA TUTUKLANDI

Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmü şimdi de İstanbul’da… İstanbul’dan Mehmet Sayın dün Hizb-ut Tahrir davasından hükümlü olduğu dosyadan alındı.

Önceki gün Van’da Ömer Çetin’in tutuklanmasının ardından dün de İstanbul’da ikamet eden Mehmet Sayın tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kapatılan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği 7.5 yıllık cezanın, Yargıtay 16. Dairesi tarafından onanması suretiyle hakkında yakalama kararı çıkartılan Mehmet Sayın dün tutuklandı.

Evli ve dört çocuk babası olan Sayın, esnaflık yapıyordu.

Hizb-ut Tahrir Üyelerine Yapılan Operasyonlar Sistemin Çaresizliğini Resmediyor

Bir dönem iktidarların noteri konumunda olan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Paralel üyelerinin “ilerde suç işleyebilirler” diyerek verdiği içtihat kararını, Yargıtay 16. Ceza Dairesi de devam ettiriyor.

Çevrelerinde sevilen, sayılan ve itibar sahibi olan Hizb-ut Tahrir üyelerine yönelik operasyonların, kimi “karanlık” çevrelerin Hizb-ut Tahrir aleyhinde yaptıkları hedef gösterici haberlerin peşi sıra gelmesi düşündürücü olsa da operasyonlar, Laik sistemin, Hizb-ut Tahrir’in fikrî, siyasi ve barışçıl faaliyetleri karşısındaki çaresizliğini resmetmesi bakımından da manidardır.

Anayasa Mahkemesi “Terör Örgütü Değil” Dedi

Anayasa Mahkemesi (AYM), “Hizb-ut Tahrir örgütü üyeliği” suçundan cezalandırılan Yılmaz Çelik’in bireysel başvurusunda geçtiğimiz Ekim ayında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair bir karar verdi. Söz konusu karar da Hizb-ut Tahrir’in silahlı bir örgüt olup olmadığının tespitinin mahkemeler tarafından yapılması gerektiğini belirtti. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiği Hizb-ut Tahrir hakkındaki bilgi notunda Türkiye’de çalışmaya başladığı yıllardan bugüne herhangi bir şiddet eylemi gerçekleştirmediğini, cebir, şiddet veya baskı yöntemini benimsemediğini belirtildi.

Aym: Kararlar “Silahlı Örgüt” Demek İçin Yeterli Değil

Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında “Bir kez daha hatırlatmak gerekirse hiç kuşkusuz başvurucuya atfedilen söz ve eylemlerin hukuk sistemimizde bir suça tekabül edip etmediğinin takdir yetkisi derece mahkemelerine aittir. Ancak derece mahkemeleri bu konuda gerekçelerini ilgili ve yeterli şekilde ortaya koymalıdır” diyerek mahkemelerin verilen cezaları hiçbir gerekçeye dayandırmadan verdiğini ortaya koydu.

AYM, “Bu bağlamda ilk derece mahkemelerinin ve Yargıtay’ın Hizb-ut Tahrir örgütünün bir terör örgütü olup olmadığına yönelik hiç değilse bir kere değerlendirmede bulunması, gerekçelerini başvurucunun temel iddiaları ile mahkemelerin resen tespit edecekleri ve yargılamanın doğasının gerektirdiği sorulara cevap verebilecek nitelikte hazırlaması gerekirken bunu yapmadıkları anlaşılmıştır” demiştir.

Sonuç olarak Türkiye’de en üst mercii olan Anayasa Mahkemesi’nin “Hizb-ut Tahrir terör örgütü değildir” kararına rağmen haksız ve hukuksuz tutuklamalar devam ediyor. Yeniden yargılama kararlarına yerel mahkemeler olumsuz cevap veriyor. Anayasa Mahkemesi’nin kararına eğer uyulmayacaksa bu mahkemeler neden var? Ergenekon ve Balyoz davaları olunca AYM’nin kararlarına uyuluyor, Hizb-ut Tahrir olunca uyulmuyor.

Ayrıca...

HİZB-UT TAHRİR’E YÖNELİK YARGI ZULMÜ GECE-GÜNDÜZ DEMEDEN DEVAM EDİYOR!

Bir tarafta Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir’in lehinde verdiği hak ihlali ve yeniden yargılama kararı diğer …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir