Home / News / HİZB-UT TAHRİR / BASIN AÇIKLAMALARI / Hizb ut-Tahrir: Hindistan Keşmir’de Müslüman Çocukları Kaçırıyor

Hizb ut-Tahrir: Hindistan Keşmir’de Müslüman Çocukları Kaçırıyor

15 Ağustos 2019’da İngiliz gazetesi The Telegraph, Hindistan’ın işgal altındaki Keşmir’i ilhak etmesinin ardından Keşmirli çocukları acımasızca kaçırdığını bildirdi. Sivil Toplum üyesi olan Jean Dreze ve Maimoona Mollah, Hindistan güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınıp darp edildiğini söyleyen çocuklarla ilgili bir dokümanter hazırladılar. Keşmir’de devam eden tecrit, bölgede Müslümanlara yönelik uygulanan terörü azdırıyor. Medya sansürü, bu tür suçların kamuoyuna yansımasının önüne geçiyor. Ancak Keşmir’in bazı bölgelerini gezebilen bir grup insan hakları savunucusu, görülen suiistimalleri kaydeden bir film yaptılar. Orada işlenen vahşeti kamuoyu ile paylaşmak için her zamanki gibi Press of India medya kuruluşlarını kullanmalarına izin verilmedi. Ancak yaptıkları çekimleri “Esaret Altındaki Keşmir” başlığı altında YouTube’a yüklediler. Bir videoda Pampore’de 11 yaşında bir erkek çocuğun, kendisinden büyük ve küçük yüzlerce çocukla birlikte karakolda tutulduğu, orada aşırı şiddete maruz kaldığı görülüyor. Ailelerini korkutmak amacıyla genellikle bu çocuklar gece yarısı düzenlenen baskınlarla yataklarından zorla alınıp götürülüyorlar. Bu baskınlar sırasında evde bulunan kadın ve kızlara sarkıntılık yapılıyor. Videoda, 5 Ağustos’ta namaz sonrası camiden kaçırılan bir çocuk, yanında 10 veya 12 başka çocukların olduğunu aktarıyor. Bütün bunlara ek olarak öncesinde acımasız Hindistan devleti, bu ölüm saçan işgale karşı düzenlenen protestolar sırasında Keşmir’deki Müslüman çocuklar ve gençlerin gözlerini şarapnel parçacıkları ile kör etmiş, korkunç yaralar bırakmıştır.

Bugün bir devlet olmadığı için Hindistan, bu ümmetin çocuklarını istediği kaçırıp suiistimal edebiliyor. Politik iradeye sahip bir devlet olsaydı, bu çocukları savunmak ve Modi rejiminin kalbine korku salmak için ordularını mobilize ederdi. Mevcut Müslümanların yöneticilerinin tamamı, Keşmirli çocukların haklarının ihlal edilmesi ve işkenceye uğramalarının suç ortağıdır. Çünkü sessiz ve eylemsiz kalmışlar, mazlum Keşmir Müslümanlarını korumak için silahlı kuvvetlerini seferber etmemişlerdir. Mesela içi boş kınamalarla utanç verici ve omurgasız bir tepki veren Pakistan Başbakanı İmran Han, Hindistan’ı son saldırganlığından vazgeçirmesi için ölü ve güçsüz BM’ye yalvarıp yakarmıştır. Oysa Hindistan devleti, son yetmiş yıldır Keşmir’deki hak ihlaliyle ilgili BM kararları görmezden gelip cezasız kalmıştır.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لَا يَظْلِمُهُ وَلَا يُسْلِمُهُ
“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu teslim etmez.” Ancak Müslüman dünyasındaki mevcut rejimler, mazlum Müslümanlara ihaneti devlet politikası haline getirmişler, kız ve erkek kardeşlerinin, anneleri ve kızlarının şerefi beş paralık edilirken, çocukları kaçırılıp işkence görürken, askerlerini prangalara vurmuşlardır. Müslüman ordularındaki samimi müminlere soruyoruz, daha ne zamana kadar bu korkak yöneticilere sadakat göstereceksiniz? İhanetlerinin somutlaşması ve Müslümanları umursamamaları, din düşmanlarının elini güçlendirmiş, ümmete karşı görevinizi yerine getirmekten alıkoymuştur. Keşmir, Filistin, Suriye ve diğer yerlerdeki kardeşlerinizin katliam ve teslimiyetine daha ne zamana kadar tanıklık edeceksiniz? Hareketsizliğiniz Allah’ın gazabına nail olacağını bilmenize rağmen onlara sırtınızı döndünüz. Bu ümmetin çocuklarının korku dolu çığlıklarına daha ne zamana kadar kulaklarınızı tıkayacaksınız? Kız kardeşlerinizin beş paralık edilen şerefine karşı daha ne zamana kadar gözlerinizi kapatacaksınız? Hâlbuki tüm bunlara bir son verebileceğinizi biliyorsunuz…

Sizi Müslümanları savunmaya, din düşmanlarının yüreğine korku salmaya, işgal altındaki Müslüman toprakları kurtarmaya, Nübüvvet metodu üzere Hilafeti yeniden kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusret vermeye çağırıyoruz. Hilafet, her Müslüman erkeğin, kadının ve çocuğun koruyucusu olacaktır. Hilafet öyle bir devlettir ki kâfirlerin müminler üzerinde yol bulmalarına ya da tek bir Müslüman çocuğu bile terörize etmelerine veya işkence yapmalarına izin vermeyecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّـهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الْأَرْضِ أَرَضِيتُم بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنَ الْآخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا قَلِيلٌ
“Ey iman edenler! Size ne oldu ki, «Allah yolunda savaşa çıkın!» denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz?” Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.” [Tevbe 38]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

H. 27 Zilhicce 1440
M. 28 Ağustos 2019

Ayrıca...

Soru-Cevap: Doğu Akdeniz Gaz Krizi

Soru: Mısr’ul Arabi sitesinin 28 Ağustos 2019’da aktardığına göre “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir